BASIN AÇIKLAMALARI

 


RE’SEN EMEKLİLER DERNEĞİ GENEL MERKEZİ
MSB SİYAH ÇELENK ETKİNLİĞİBASIN AÇIKLAMASI
28 Nisan 2013

Devletin bekası, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğü için mesai mefhumu gözetmeksizin bu ülkeye hizmet eden, ancak malum gerekçelerle ve adaletsizce meslekten çıkarılan vatan evlatları Milli Savunma Bakanlığının ayırımcı tutumuyla itibarsızlaştırılmış, toplum nezdinde ikinci kez mağdur edilmişlerdir.

Yıllardır Disiplinsizlik adı altında Yüksek Askeri Şura veya Kararnameler yolu ile Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiği kesilerek mağdur edilen askerlerin bir kısmına 2011 yılında çıkarılan 6191 sayılı yasanın geçici 32.maddesi ile bir takım özlük hakları ile itibarları iade edilmiş, ancak Türk Silahlı Kuvvetlerinden kararnamelerle ilişiği kesilen 2000 dolayında askerin başvurusu Milli Savunma Bakanlığınca reddedilmiştir. Aynı kanun mevzuatına tabi olan askerler arasında yapılan bu ayırımcılığı kabul etmiyor, buna sebep olanları da şiddetle kınıyoruz.

Millet iradesi ile seçilip, herkesin temel hak ve hürriyetlerden eşit şekilde yararlanması için Anayasaya bağlılık yemini ederek namus ve şerefleri üzerine ant içenler, Anayasanın eşitlik ilkesini ayaklar altına alarak sorumsuzluk örneği göstermiştir. Bu millet asla ve asla balık hafızalı değil, günü ve zamanı geldiğinde bu adaletsizliğin, bu hukuksuzluğun hesabını soracak kadar zeki bir millettir. Milletten yetki alarak o koltuklarda oturanlar, bu yetkilerin bir gün geri alınabileceğini de unutmamalıdır.

2011 seçimlerinin hemen ertesinde “Hesaplaşmak değil, Helalleşmek istiyoruz” diyen Sn.Başbakan, sadece belli kesimlerle helalleşerek inandırıcılığını yitirmiştir. Bu ayırımcı ve adaletsiz politikalarla iktidarın 2023 hedefine ulaşması ise mümkün değildir. Millete sırtını dönen, millettin derdi ile dertlenmeyen bürokrat zihniyetli bakanların yaptığı icraatlar toplum kesimlerini küstürmeye yetmiştir. Toplumsal barış ancak ve ancak ayırım yapılmaksızın hakkaniyetli ve adaletli bir kucaklaşmayla sağlanabilir. Hiçbir siyasi oluşum içinde olmadığımız gibi, hiçbir siyasi oluşumun da karşısında değiliz. Ancak aynı kanun ve mevzuata tabi olan askerler arasında, irticai sebeplerle TSK’den YAŞ kararları ile ilişiği kesilenlere özlük haklarını veren, Kararnamelerle ilişiği kesilenleri yasa kapsamı dışında bırakarak ayırımcılık yapan ne yazık ki iktidar sahibi Adalet ve Kalkınma Partisidir. Hak ve adaleti ilke edinerek Türkiye partisi olduğu iddiasında olan bir partinin, bu denli aleni bir ayırımcılık yapmasının ne hakla, ne adaletle, ne hukuki, nede vicdani açıdan açıklanabilir bir tarafı yoktur. Bunun adı yandaşlıktır, ötekileştirmektir, manevi değerlerin istismarıdır.

Sn.Başbakanım ; “Devlet eliyle mağdur edilmiş, devlete küsmüş herkesle helalleşmekse niyetiniz, yapılan bu ayırımcılığı nasıl açıklayacaksınız? Geçmiş dönemlerde terör örgütü üyelerine pişmanlık yasaları, devlet memurlarına sicil affı, çek mağdurlarına yeni çek yasası, YAŞ mağdurlarına da iade-i itibar yasaları çıkararak helalleştiniz. Soruyorum, Kararnamelerle TSK’den yargı kararı olmadan ilişiği kesilen askerler bu ülkenin birliğine, bütünlüğüne mi kastettiler de helalleşmiyorsunuz? Aynı kanuna tabii iki asker, biri YAŞ kararı ile ordudan uzaklaştırılmış, diğeri Kararname ile. Birine özlük hakları ile itibarını iade edip, diğerini kaderine mahkûm ettirmek vicdani midir? Birini sütten çıkmış ak kaşık gibi pürü pak yapmak, diğerini itibarsızlaştırmak Ahlaki midir? Bu ötekileştirmek değil de nedir? Sizi adaletli davranmaya, vicdan muhasebesi yapmaya ve kararname mağduru askerlerin mağduriyetini gidermeye davet ediyorum. Bu koltuk ve makamlar ebedi değildir, kalıcı olan hakkaniyetle, adaletle millete hizmettir. Aksi taktirde mahkeme-i Kübra’da bu hesabı vermek hiç te kolay  olmayacaktır.”

ÖZLÜK HAKLARIMIZ İLE İTİBARLARIMIZIN İADESİ İÇİN DEMOKRATİK HAKLARIMIZI SONUNA KADAR KULLANACAĞIZ.BU FERYADI YA DUYACAK YADA DUYACAKSINIZ…….

 

 SERVET KAHRAMANER

 RE’SEN EMEKLİLER DERNEĞİ BŞK.








RE’SEN EMEKLİLER DERNEĞİ GENEL MERKEZİ BASIN AÇIKLAMASI

“Ayırımcılığın Yıldönümü” 23 Mart 2013

 

İki yıl önce bugün, yani 22 Mart 2011 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6191 sayılı “Bölücü, Ayırımcı ve Adaletsiz” yasanın yıldönümü.

10 Mart 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulunda kabul edilip 22 Mart 2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6191 sayılı yasanın geçici 32.maddesi ile sözde Türk Silahlı Kuvvetlerinden haksız idari işlemlerle ilişiği kesilen askerlere özlük haklarını veren yasa, uygulanma aşamasında geride binlerce mağdur bırakarak  tam bir fiyaskoyla sonuçlanmıştır.

Yasanın hak başlangıç tarihi 12 Mart 1971 olmasına rağmen, söz konusu yasadan 12 Mart darbezede askerler ile 12 Eylül ve sonrasında Bakan Onayı veya Kararnameler ile mahkeme kararı olmadan atılan askerler yararlanamamıştır. Amacı, yıllardır haksızlığa uğrayan, toplum nezdinde itibarları ellerinden alınan, mesleklerinden atıldıkları için çile ve eziyet çeken askerlerin mağduriyetini gidermek olan yasa, sadece YAŞ mağdurlarına iade-i itibar yapmış Kararname mağdurlarının ise acılarına acı katarak onursuz, itibarsız bir yaşamın kör kuyularına hapsetmiştir. Bu yasa sadece bir kesimin mağduriyetini gidererek ayırımcı bir yasa olduğunu tescillemiştir. Bu yasa tüm mağdurların gözyaşını dindirmediği gibi, kabuk bağlamış yaraları tekrar kanatarak acıları katmerleştirmiştir. Bu yasa vicdansızlığın, adaletsizliğin, ayırımcılığın, haksızlığın en büyük göstergesidir. Buna sebep olanlar bu vebalin altında ezilecektir. Mazlumun ve mağdurun ahını alanlar ne bu dünyada ne de ahirette gün yüzü göremeyeceklerdir.

Bu vesile ile 6191 sayılı ayırımcı yasayı ve onu uygulayan zihniyeti bir kez daha kınıyor ve Sn.Başbakanımıza sesleniyoruz; “Siz ki bir şiir okudunuz diye özgürlüğünüzden alı konuldunuz, siz ki yapılan haksızlık ve adaletsizliği en iyi bilenlerdensiniz. Biliyoruz ki siz bu mağduriyetlerden haberdar değilsiniz. Çünkü “Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır” diyen zat-i aliniz bu mağduriyetlerden haberdar olsaydınız gereğini mutlaka yapardınız. Kararname mağduru askerlerin ve ailelerinin göz yaşı dinmemiştir. Bu mağduriyetleri gidererek binlerce mazlumun ve ailelerinin dualarını alacağınızı bilmenizi isteriz.”

 

 

SERVET KAHRAMANER

RE’SEN EMEKLİLER DERNEĞİ BŞK.

 

 

 

RE’SEN EMEKLİLER DERNEĞİ GENEL MERKEZİ

             BASIN AÇIKLAMASI  14 Ocak 2013

 

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Sn.Bülent  Arınç, önceki gün AK Parti Siyasi ve Hukuk İşleri Başkanları toplantısında yaptığı konuşmada, 12 Eylül 2010 yılında yapılan Referandumu “Yüzyılın en önemli olaylardan birisi” olarak niteleyerek, değişiklikle darbe yapanların bütün korunma zırhlarının  kaldırıldığını , 28 Şubat ve darbeler sürecinin araştırma komisyonunun çalışmalarıyla ortaya koyulduğunu , 27 Nisan ile ilgili şikayetin de takip edildiğini vurgulayarak; “unutmayın geçmişte, özel hayatları sebebiyle TSK’den  atılan binbaşı, yarbay, albay, astsubay binlerce insan vardı. Eşinin başı örtülü mü, namaz kılıyor mu, evinde hangi televizyonu izliyor, çocuğu hangi koleje veya dershaneye gidiyor, evine günlük hangi gazeteler giriyor diye fişlenen binlerce insan sorgusuz, sualsiz TSK'dan, hatta 7-8 madalyası olanlar bile bu özellikleri sebebiyle atılmıştı. Hiçbir hakları yoktu, hastaneye bile gidemiyor, kendi özel imkanlarını bile kullanamıyorlardı. Belediyelere girenler, belediyelerden 28 Şubat sürecinde çıkarılmış oluyordu. Bunların hepsi haklarına kavuştular, yarbay olarak atılmış olanlar şimdi albay olarak emekli oldular ve rütbesi albaylığa yükseltildi. İsteyenler, çalışabilecek noktadaysa devlet hizmetine atıldılar. Bugün bana bağlı kurumlarda da 5 tane YAŞ kararıyla ordudan atılıp, şimdi bütün haklarına kavuşan arkadaşlarımız var. Bu, insanların gözyaşlarını dindirmektir. Çünkü içlerinde intihar edenler, ailesini kaybedenler, çocuklarına yıllarca ordudan atıldığını söyleyemeyen babalar olmuştur ve şimdi onların gözyaşları dinmiştir. Bunu yapabilmek, binlerce insanın duasını almak en azından bir zulmü ve haksızlığı sona erdirmek çok önemlidir."

Ancak Başbakan Yardımcısı Sn.Bülent Arınç’a şunu bir kez daha hatırlatmak isteriz ki: Olağanüstü dönemlerde Türk Silahlı Kuvvetlerinden sadece Yüksek Askeri şura(YAŞ) kararları ile personel atılmamış,dosyaları YAŞ’a dahi götürülmeden aynı gerekçelerle fakat Bakan Onayı veya Kararnameler yolu ile de binlerce personel atılmış ve mağdur edilmişlerdir.2011 yılında yapılan değişiklikle Sn.Bakanın belirttiği gibi TSK’den ilişiği kesilen herkesin mağduriyeti giderilmemiştir.iyi niyetle yapılan bu yasal değişiklik tüm mağduriyetleri gidermediği gibi yeni mağdurların çıkmasına sebebiyet vermiştir.”Sn.Bakanım,bugün hala TSK’den Kararnameler ile atıldığı için intihar eden,ailesini kaybeden,çocuklarına yıllardır ordudan neden atıldığını söyleyemeyen babaların da olduğunu belirtmek isteriz.Mağdurların ve ailelerinin gözyaşları dinmemiştir. Mazlumların acılarını bir nebzede olsa dindirecek olan yine sizlersiniz.YAŞ mağdurlarına gösterdiğiniz adaleti,Kararname mağdurlarına da göstermeniz  siyasi sorumluluğunuzdur.Geride duasını alacağınız 2.000 civarında mağdur olduğunu da unutmayınız.Sizleri ve siyasi sorumluluğu olan herkesi vicdan muhasebesi yapmaya ve bu mağduriyetleri gidermeye davet ediyoruz. Aksi taktirde bu söylemlerinizin hiçbir inandırıcı tarafı olmayacaktır.”

 

 SERVET KAHRAMANER

RE’SEN EMEKLİLER DERNEĞİ BŞK.

 

 

 

 

 

RE'SEN EMEKLİLER DERNEĞİ BASIN AÇIKLAMASI 28 Aralık 2012

 

Değerli Basın Mensupları ,

Bakanlar Kurulunca TBMM Başkanlığına sunulan “TSK Disiplin Kanunu Tasarısı” hakkında Re’sen Emekliler Derneğinin görüş ve düşüncelerini açıklamak üzere bu basın açıklamasını yapmış bulunmaktayız.

Tasarı ile,Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde dağınık olan Disiplin mevzuatının tek bir çatı altında toplanması,bu şekilde Disiplinin daha etkin bir şekilde sağlanması hedeflenmiştir.Ancak tasarının maddeleri incelendiğinde,disiplin mevzuatı daha karmaşık hale getirilmiş,hukuk kuralları hiçe sayılarak Türk Silahlı Kuvvetlerinde keyfi uygulamalarla ideolojik bir yapılanma meşru hale getirilmek istenmiştir.

Tasarının göze çarpan en önemli konusu,Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarma cezası verme yetkisi Yüksek Askeri Şura(YAŞ) veya İlgili Bakanlık onayından çıkarılarak daha alt kademelerde oluşturulan Yüksek Disiplin Kuruluna verilmesidir.Yüksek Askeri Şura veya İlgili Bakanlık onayı ile TSK’den çıkarma cezasının hukukiliği tartışılırken,bu cezanın Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile verilmesi kabul edilebilir değildir.Meslekten çıkarma cezası gibi ciddi sonuçlar doğuran  bir uygulamanın idare tarafından oluşturulan Kurulların takdir yetkisine bırakılmaması ve mutlak suretle yargı kararına dayandırılması önem arz etmektedir.Aksi taktirde “Disiplin” kavramının mihenk taşı olan “Astın hukukuna riayet” ilkesi çiğnenecek,bireylerin hukuk devletine olan inançları zedelenecektir.

Bir yandan,tasarı ile değişik tarihlerde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde (AİHM) dava konusu olmuş,özellikle yargı kararı olmadan asker kişilere verilen oda ve göz hapsi cezalarının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmelerine aykırı oldukları gerekçesi ile kaldırılması öngörülürken,diğer taraftan meslekten çıkarma cezasının Yüksek Disiplin Kurulunun takdirine bırakılması birbiri ile çelişmektedir.Amacı,yargıyı by-pas etmek olan tasarının bu haliyle kanunlaşması,önümüzdeki dönemlerde  Türkiye Cumhuriyeti Devletini Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi(AİHM) nezdinde daha da zor durumlara sokacağı kaçınılmazdır.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin modern yapısına uymayan,demokratik hukuk kurallarının gerisinde kalmış bu tasarının ivedilikle yeniden ele alınması ve gerekli değişikliklerin yapılması gerekmektedir.Bugün Türk Silahlı Kuvvetlerinde darbeci kadrolaşmalar bir bir tasfiye edilirken,ideolojik kadrolaşmaya zemin hazırlayan bu tasarının kanunlaşması felaketlere yol açacaktır.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.28 Aralık 2012

 

 SERVET KAHRAMANER

 RE’SEN EMEKLİLER DERNEĞİ BŞK.

 

RE'SEN EMEKLİLER DERNEĞİ BASIN AÇIKLAMASI  23 Kasım 2012

Hava Kuvvetlerinde Skandal Dolandırıcılık”

Önceki gün Vatan  gazetesinde  yayımlanan haberde;Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının  Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na ait radar üstlerinde çalışan bazı astsubayların, silah arkadaşlarını yaklaşık 5 milyon lira dolandırdığı iddiasıyla soruşturma açtı. Mağdur 22 astsubay adına yapılan suç duyurusu üzerine başlatılan soruşturmada iddianamenin yakın zamanda tamamlanması bekleniyor. Silahlı Kuvvetleri sarsan dolandırıcılık olayı nedeniyle 4 astsubayın boşanma aşamasına geldiği, henüz 25 yaşındaki bir astsubayın da yaşadığı stres nedeniyle kalp krizi geçirdiği belirtildi. Şüpheli astsubayların dolandırdıkları iddia edilen mağdur sayısının suç duyurusunda bulunan 22 astsubayla sınırlı olmadığını, birçok askeri personelin bankalardan kredi çekilmesindeki usulsüzlük nedeniyle disiplin cezası almaktan çekindiği için sessiz kaldığını anlatan mağdurların Avukatı, davanın açılmasının ardından şikayetçi sayısının artacağını söyledi. Av.Daylan, "Müvekkillerimizin bütün ifadeleri bize maalesef dolandırıcı çetesinin bir şekilde yüksek rütbeli, hatta bence belki de general seviyesinde hamilerinin olabileceğini düşündürüyor" diyerek vahim bir iddiayı da gündeme getirdi.

Haberde mağdurların bir çoğunun Disiplin cezası almamak ve hatta Aşırı borçlanma gerekçesi ile TSK’den ilişiklerinin kesilmemesi için sessiz kaldığı belirtilmektedir.Ancak,özellikle 1995-2003 yılları arasında bu tarz dolandırıcılık, Kefillik veya ülkede yaşanan ekonomik dalgalanmalar ve devalüasyonlar gibi kendi iradeleri dışında gerçekleşen olaylara maruz kalan meslektaşlarımızın “Aşırı Borçlanma” gerekçesi ile  TSK’den yargı kararı olmadan ilişikleri  kesilmiş ve mağdur edilmişlerdir.Keza 13 Haziran 2003 tarihinde Sb/Ast.sb sicil yönetmeliğinin 60.maddesini (d) bendinde yapılan değişiklikte Nafaka, trafik kazası, doğal afet, personelin öngöremeyeceği şekilde ülke genelinde yaşanan olağanüstü ekonomik dalgalanmalar, ani devalüasyonlar, sağlık ve tedavi giderleri ile kefillik ve benzeri zorunluluk halleri hariç olmak üzere” denilerek bu gibi durumlarda olanların TSK’den “Aşırı Borçlanma” gerekçesi ile ilişiklerinin kesilemeyeceği güvence altına alınmış olsa da, söz konusu değişiklik öncesi TSK’den ilişiği kesilmiş meslektaşlarımızın mağduriyeti ise  halen devam etmektedir.Buna benzer Disiplin suçları ve hatta disiplin suçu dahi olmayan gerekçelerle idareye ve amirlere meslekten çıkarma yetkisi veren Kanun ve yönetmeliklerin yürürlükte olması ise oldukça düşündürücüdür.Sebebi her ne olursa olsun,meslekten çıkarma yetkisi bağımsız mahkemelere devredilmeli,idarelerden ve amirlerden bu yetkiler alınmalıdır. Aksi takdirde bireylerin adalete ve devlete olan güven duyguları zedelenecektir.

Kendileri dolandırılmış olmalarına rağmen sırf meslekten atılma korkusuyla şikayetlerini bile gizli gizli gerçekleştiren astsubayların en büyük korkusu,tıpkı geçmişte onlarca örneği olduğu gibi “Kararname yoluyla meslekten atılmak” . Kanayan bu yaranın bir an önce giderilmesi , geçmişte de borçlanma gerekçeleri ile ordudan atılan onlarca mağdurun haklarının geri iade edilmesi elzemdir.  Aksi takdirde adalet,  adalet olmayacak ,bu tarz dolandırıcılık olayları da olmaya devam  edecektir.

Anayasanın 2.maddesinde belirtilen hukuk devleti ilkesine göre Düzenlemelerin açık, öngörülebilir ve sınırlarının belirli olması, keyfiliğe neden olabilecek uygulamalara yol açmaması gerektiğinden, resen emekliye sevk edilecek kişilerin belirlenmesinde yetkiyi tamamen idareye bırakan kuralın hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığı açıktır. Ayrıca, yasa ile esasları belirlenmeden, çerçevesi çizilmeden idareye yetki verilmesi yasa ile düzenleme anlamına da gelmez.”

 

 SERVET KAHRAMANER

RE’SEN EMEKLİLER DERNEĞİ BŞK.

 

 

 

 

 

 

 

RE'SEN EMEKLİLER DERNEĞ BASIN AÇIKLAMASI  09 Kasım 2012

 

Önceki gün,Uygunsuz davranışları olduğu gerekçesi ve psikolojik sorunları sebebiyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiği kesildiği için intihar eden Hv.Ütğm.Nazlıgül  Daştanoğlu’nun vefatı bizleri derinden üzmüştür.Merhumeye Allah’tan rahmet,kederli ailesine başsağlığı dileriz.Hakkında herhangi bir soruşturma dahi açılmayan,sicil amirlerinin kanaatleri doğrultusunda ve mahkeme kararı olmadan verilen bu ilişik kesme gerekçelerinin neler olduğunun derhal açıklanmasını ve kamuoyu ile paylaşılmasını bekliyoruz.

Yıllardır yürürlükte olan kanun ve yönetmeliklerle, amirlere ve komutanlara tanınan bu sınırsız ve keyfi yetkilerin bir kez daha gözden geçirilmesi ve hatta kaldırılması elzem olmuştur.Psikolojik sorunları olduğu iddia edilen bu ve buna benzer bir çok personeli kazanmak,sorunlarına çare bulmak yerine,birkaç uydurma belgeyle ve yargı kararı olmadan meslekten çıkarmak kabul edilebilir bir durum değildir.İnsan hayatının bu derece hiçe sayılmasını, keyfi kararlarla meslek yaşantılarına son verilmesini şiddetle ve nefretle kınıyoruz.

Anayasa ile güvence altına alınmış olan bireylerin temel hak ve hürriyetleri ile çalışma haklarını tehdit eden 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri personel kanununun DİSİPLİNSİZLİK VE AHLAKİ DURUM SEBEBİYLE AYIRMA maddesi ve subay,astsubay sicil yönetmeliklerindeki personelin tasfiyesine zemin oluşturan ilgili maddelerin yeniden revize edilmesi  gerekmektedir.Askeri ceza kanununun 30.maddesinde  TSK’den ilişiği kesilecek personelin tanımı yapıldığı halde,ilişik kesme işlemlerinin hala amirlere ve idareye bırakılması hukuksuzluktur,adaletsizliktir,kanun tanımamazlıktır.

Burdan Sn.Başbakanımıza seslenmek istiyorum; “Yıllardır bu kanun ve yönetmeliklerle bir çok meslektaşımız yargı kararı olmadan meslekten uzaklaştırıldı.Bunların neticesinde bir çok aile dağıldı,bazı arkadaşlarımız da  yaşamına son verdi.Vicdanı olan hiç kimse buna seyirci kalamaz.Kararnameler ile TSK’den ilişiği kesilen mağdurlara özlük hakları ile iade-i itibarlarını geri vermek,bir nebzede olsa bu acıları dindirecek,bir daha böyle acıların yaşanmasına engel olacaktır.”

 

SERVET KAHRAMANER

RE'SEN EMEKLİLER DERNEĞİ BŞK.

 

 

 

 

 

RE’SEN EMEKLİLER DERNEĞİ BASIN AÇIKLAMASI     29 EKİM 2012

Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nden(AYİM) Bir Günah Çıkarma Kararı Daha

 

Askeri Yüksek İdare Mahkemesi(AYİM) geçmiş yıllarda vermiş olduğu kararların aksine adete günah çıkarırcasına yeni bir skandal karara daha imza attı.

Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) 1’inci Dairesi, üniformalı oral ilişkisini kaydedip, bu görüntüleri fuhuş çetesi soruşturmasında ele geçirilince ordudan atılan teğmenin ardından, aynı soruşturmada, yabancı uyruklu bir kadınla cinsel ilişkisinin video kaydı ele geçirilen başçavuşun TSK'dan ihraç kararını da iptal etti.

Başçavuş, 10 Kasım 2010’da sıralı üstlerince “Silahlı Kuvvetlerde kalması uygun değildir” sicili düzenlenmesinin ardından TSK Personel Kanunu ve Astsubay Sicil Yönetmeliği hükümlerine göre “disiplinsizlik-ahlaki durum nedeniyle” atıldı. 17 Ocak 2011 tarihli kararnameyle “sicilen resen” emekliye sevk edilen başçavuşun, 14 Şubat 2011’de TSK ile ilişiği kesildi.

 

22 Mart 2011’de AYİM’e başvuran başçavuş, tamamen özel hayatına ilişkin, kimseyle paylaşmadığı 2006 yılına ait görüntülerin bilgisayarından çalındığını, görüntüleri çalan çeteye açılan davada da müşteki olduğunu belirterek, TSK’dan ayırma işleminin iptalini istedi. AYİM de oyçokluğu ile ayırma işleminin iptaline karar verdi.

Re’sen Emekliler Derneği(RE-DER) olarak defalarca gündeme getirdiğimiz Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin(AYİM)tarafsız bir mahkeme olmadığı,bir çok keyfi karara imza attığı  ve yargı yolu olarak gösterilemeyeceği bu kararlarla artık tescillenmiştir.Önceki dönemlerde eşlerinin giydiği kıyafetler veya özel yaşantılarındaki tutum ve davranışları sebebiyle TSK’den Bakan Onayı veya Kararnameler yolu ile re’sen emekli edilen ve tüm özlük hakları ellerinden alınan askerlerin AYİM’e yapmış oldukları başvurular red edilmiş,keza TSK’den çıkarılanlara özlük haklarını iade eden ve kamuoyunda  af  yasası olarak bilinen 6191 sayılı yasanın geçici 32.maddesinden yararlanma talepleri ise,AYİM yolu açık olduğu gerekçesi ile red edilmiştir.Kararname mağduru askerlerin maruz kaldığı bu durumun açıklanması hiçbir şekilde mümkün değildir.”Bir yandan gayri ahlaki tutum ve davranışlar içinde oldukları belgelenerek TSK’den ilişiği kesilenler AYİM kararı ile göreve iade edilmekte,öte yandan basit disiplin suçları veya eşlerinin giydiği kıyafetler sebebiyle TSK’den ilişiği kesilenlerin başvuruları aynı mahkeme tarafından RED edilmektedir.Bu kararların hangi adalet duygusu ile verildiğini ve bu mahkemenin tarafsız olup olmadığını kamuoyunun takdirlerine bırakıyoruz”.Aylardır siyasi irade den Kararname mağduru TSK mensupları için talep ettiğimiz yasal düzenlemenin gerekliliği ve haklılığımız tüm çıplaklığıyla ortaya çıkmıştır.Bünyesinde hukukçu olmayan üye barındıran,bir çok keyfi  ve skandal karara imza atan,Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince de yargı yolu olarak kabul edilmeyen bu mahkemenin,yasal düzenleme taleplerimize engel oluyor gerekçesine katılmıyor,bir an önce mağduriyetlerimizin giderilmesi talebimizi de yineliyoruz.

 

  SERVET KAHRAMANER

  RE’SEN EMEKLİLER DERNEĞİ BŞK.

 

 

RE’SEN EMEKLİLER DERNEĞİ BASIN AÇIKLAMASI     13 Mayıs 2012

“Asker Eşlerinden Başbakanımıza Anneler Günü mektubu”

Sayın Başkanımız;

Bugün  hepimiz için en değerli varlıklar olan Annelerimizin günü.Doğumdan ölüme kadar üzerimize titreyen,geceleri uykusundan fedakarlık eden,evladını doyurmadan yemek dahi yemeyen,hastalığımızda başımızdan bir an olsun bile ayrılmayan elleri ve ayakları öpülesi annelerimiz.Bu kutsal varlıklarımız için bugün ne yapsak azdır.Anneler candır,evlatlarının mutluluğu ve gelecekleri için yapamayacakları şey yoktur.

Ama öyle anneler de var ki;tam bir çaresizlik içinde.Kiminin yuvası dağılmış,kimi de içinde bulunduğu durum nedeniyle her gün biraz daha kahrolmakta ve sizden çözüm beklemekte. Kimden mi söz ediyoruz?Elbette ki TSK’den haksız bir şekilde ve yargı kararı olmadan re’sen emekli edilen asker eşi Annelerden !.. TSK’den neden atıldığını bilmeden ve hiçbir yasal dayanağı olmadan meslekten uzaklaştırılan eşlerimiz ile bizlere ve çocuklarımıza yaşatılan tarifi imkansız acılar,bugün had safhaya ulaşmıştır.Yıllardır yaşadığımız bu sıkıntılı durumlar, aile birliğinin korunması ve hayat mücadelesi omuzlarımıza taşıyamayacağımız miktarda sorumluluk yüklemiştir.

Çocukları için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan bir anne düşünün ki ;çocuğuna elbise alamıyor,istediği eğitimi veremiyor kısacası çocuğunun bütün isteklerini geri çevirmek zorunda kalıyor.Bu durum bir Anne için ölmekten beter bir durumdur.Aynı lojmanda kaldığımız,komşu olduğumuz arkadaşlarımızın eşleri de tıpkı bizim eşlerimiz gibi  disiplinsizlik gerekçesi ile TSK’den ilişiği kesilmişti.Ama onlar YAŞ kararları ile atıldığı için geçen yıl haklarını aldı.Bizim eşlerimizin onlardan ne farkı vardı da,bizler hala bu sıkıntıları ve mağduriyetleri çocuklarımız ile birlikte yaşıyoruz

Sayın Başbakanımız;

Sizin Aile birliğine olan inancınızı ve haksızlıklara asla taviz vermediğinizi biliyoruz.Bu sebepledir ki,sizlere olan inanç ve güvenimiz tamdır.YAŞ kararları ile TSK’den ilişiği kesilenlere vermiş olduğunuz özlük hakları,ne yazık ki Kararnamelerle ve aynı gerekçelerle TSK’den ilişiği kesilen eşlerimize verilmemiştir.Bizlere yaşatılan haksızlıklara son vermenizi,bu Anneler gününde,mağdur anneler olarak rica ediyoruz.

 RE’SEN EMEKLİLER DERNEĞİ

 RE’SEN EMEKLİ ASKER EŞLERİ PLATFORMU

 

 

 

AİDAT VE BAĞIŞLARINIZ İÇİN PTT BANK HESAP NO:
8750002






Saat
Hava Durumu
Anlık
Yarın
-1° 23° 5°
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam21
Toplam Ziyaret108729